İngiltere'de yaşayan Türk vatandaşlar seçime nasıl bakıyor

ingilterede seçimler

ingilterede seçimler

İngiltere'de genel seçimler bugün itibariyle başlarken ülkede yaşayan Türklerin hangi partiyi desteklediği merak ediliyor

İngiltere Başbakanı Theresa May'in erken genel seçime gitmesinin temel nedeni, lideri olduğu Muhafazakar Parti'nin, Parlamento'nun alt kanadı olan Avam Kamarası'ndaki milletvekili sayısını artırarak, Avrupa Birliği'nden çıkış (Brexit) müzakerelerinde elini güçlendirmek istemesi.

Geçen yıl yapılan Brexit referandumunda, İngiltere'nin AB'de kalmasına Hackney'de yüzde 78,5, Haringey'de yüzde 75,6, Enfield'da ise yüzde 55,8 oyla "Evet" denmiş ancak ülke genelinde yaklaşık yüzde 52 oyla aksi yönde bir sonuç çıkmıştı.

Ancak bu üç ilçede konuştuğum pek çok kişi, Brexit referandumunun yeniden yapılması yönünde vaatte bulunan Liberal Demokrat Parti'ye değil, ana muhalefetteki İşçi Partisi'ne oy vereceklerini söylüyor. Zaten Hackney, Haringey ve Enfield geleneksel olarak İşçi Partisi'nin güçlü olduğu ilçeler.

Göçmen politikaları ve kamu hizmetleri oyu belirliyor

İşçi Partisi'ne oy vereceklerini söyleyenlerin bu tercihlerinin en önemli nedenleri; partinin göçmenlere yönelik daha kucaklayıcı bir yaklaşım benimsemesi ve sağlık, eğitim ve sosyal yardım gibi kamu hizmetlerini artırma sözü.

Özellikle sağlık sistemindeki aksaklıklar seçmenler açısından en önemli konulardan biri. Haringey'de bir kuyumcu dükkanının sahibi Feyzullah Özcan, yaklaşık 30 yıldır İngiltere'de yaşıyor. Oğlu, beyin tümörü nedeniyle hayatını kaybetmiş. Feyzullah Özcan buna Ulusal Sağlık Sistemi'nin (NHS) neden olduğunu söylüyor.

"Geldiğimiz yıllarda böyle değildi, şimdi daha zorlaştı hayat" diyen Özcan'ı endişelendiren diğer konuların başında ise "ekonominin kötüleşmesi nedeniyle insanların önünü görememesi, terör olayları ve gençlerin uyuşturucu bağımlılığı" geliyor.

İşçi Partisi üyesi olan ve oyunu yine bu partiye vereceğini söyleyen Feyzullah Özcan, aslında hükümete hangi parti gelirse gelsin çok da bir farklılık olmayacağı görüşünde.

Haringey bölgesinde bir kebap salonunda çalışan 29 yaşındaki Adil Aksu da İşçi Partisi'ne oy vereceğini söylüyor.

Adil Aksu, ana muhalefet partisinin bünyesinde daha çok göçmeni barındırdığını ve göçmenlere karşı daha açık bir politika izlediğini belirtiyor.

'Kebap kralı' İşçi Partisi'nden aday

Cities of London ve Westminster seçim bölgesi, Buckingham Sarayı ve Parlamento binası başta olmak üzere Londra'nın tarihi kesimini içine alıyor. Londra'nın en zengin kesiminin çok büyük bir bölümü de bu bölgede yaşıyor.

İngiltere'de dar bölge seçim sistemi uygulanıyor. 650 seçim bölgesinde en fazla oyu alan aday Avam Kamarası'na seçiliyor. İşçi Partisi'nin Cities of London ve Westminster'daki adayı ise 36 yaşındaki Türkiye kökenli İbrahim Doğuş.

İşçi Partisi, seçimi kazanırsa zenginlerden daha fazla vergi alma vaadinde bulunuyor. Peki acaba İbrahim Doğuş, zenginleri partisine oy vermeye nasıl ikna etmeye çalışıyor?

"Nüfusun yüzde 5'i, yılda 80 bin sterlinden fazla kazanıyor bu ülkede. En zenginler ise yüzde 1'lik bir kesim. 1,5 milyonun daha fazla zengin olması, kamu hizmetlerinin daha iyi çalışabilmesine bağlı. İnsan işine geç kalmıyorsa, toplu taşıma hizmetleri iyi çalışıyor demektir. İnsan işinde hastalıktan kaynaklı izin almak zorunda kalmıyorsa, iyi bir mahalle doktoru, hastane hizmeti vardır. Yoksa iş veren iş gücünden kaybediyor. İkisi birbirine bağlı. Birinin zenginliği diğerinin de ekonomik olarak gelirinin artmasına bağlı."

Kürt ve Alevi İbrahim Doğuş, babasına siyasi iltica hakkı tanınmasından sonra 1994'te 14 yaşındayken gelmiş İngiltere'ye. O zamandan beri de İşçi Partisi'nin pek çok bölgesinde ve organında sivil toplum hareketlerinde çalışmış, siyaset okumuş, Türkiye Araştırmaları Merkezi'ni (CEFTUS) kurmuş.

İbrahim Doğuş, her yıl en iyi kebap ödüllerinin verildiği 'British Kebab Awards'ı düzenliyor, bu nedenle "Kebap Kralı" olarak anılıyor, Kebabın yanında içilmesi için özel olarak tasarlanmış bir de bira üretmiş. Kendisini "1997-2010 arası İşçi Partisi hükümetinin bir sonucu" olarak görüyor:

"O dönemki hükümetin verdiği imkanlar, kaynaklar ve yarattığı eğitim sayesinde, toplumsal ve ekonomik anlamda birşeyler yapabildiğimi düşünüyorum."

'Seçmenler duygularıyla değil mantığıyla oy veriyor'

İngiltere'ye geldikten sonra okurken bir yandan da restoranlarda garsonluk yapan Doğuş'un şimdi restoranları var:

"Zorluklar içerisinde küçük yaşta bu bölgede iş hayatına atıldım. Garsonluk yapıyordum, 20 yıl sonra bu bölgeye milletvekili adayı oldum. Bu bile insanlarda büyük bir sempati yaratıyor. E-mailler geliyor. 'Ben de göçmenim. Bu ülkeye sonradan gelmiş bir kişinin benim bölgemde aday olmasından gurur duydum' diye" diyor."

İbrahim Doğuş İngiliz seçmenleri "duygularıyla değil, mantığıyla oy veren kişiler" olarak tanımlıyor, onların dolayısıyla bir milletvekili adayının kökeninden çok, partinin çözüm vaatlerine ve bu vaatleri gerçekleştirme kapasitesine bakacaklarını söylüyor.

Doğuş yine de kazanma şansının çok az olduğunun farkında zira seçim bölgesinde son 16 yıldır sandıktan Muhafazakar Parti'nin adayı çıkıyor.

Gönül Daniels, İngiltere'de göçmenlerin sayısının çok fazla olduğunu düşünenlerden.

"Biz bu ülkeye geldiğimizde entegre olduk. Ailem İngilizce konuşmamı, Türkçe konuşmamdan daha fazla önemsedi" diyen Daniels, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Ancak şu anda göçmen sayısının çok fazla olması nedeniyle entegrasyon gerçekleşmiyor, göçmenler gelip kendi topluluklarında yaşıyor."

İngiltere'de yapılan son kamuoyu araştırmaları, İşçi Partisi'nin Londra'da açık farkla önde olduğunu ve ülke genelinde de son 2 ayda Muhafazakar Parti ile arasındaki farkı kapattığını gösteriyor.

Ancak yine de son araştırmalara göre Muhafazakarlar ülke genelinde önde. Londra'daki Türkiye kökenlilerin öncelikli tercihi olarak görünen İşçi Partisi'nin yarın büyük bir sürprize imza atıp atmayacağı ise merak konusu.

Kaynak: BBC Türkçe