Öne Çıkanlar ekonomi haberleri yeni kısıtlamaları mehmet ali alabora kyk başvuruları sonuç izmir ABD Federal Ticaret Komisyonu Ankaranın Yenimahalle ilçesi kurban ayramı son fotoğraf atama kararları

Bu haber kez okundu.

Kader Sevinç, Maddelerle İngiltere seçim sonuçlarını yorumladı

Avrupa Ajansı (AVA) - 1- Brexit tramvası üzerine çok analiz yapıldı. Zaman zaman referandum sonucunun bir anlık bir sonuç olduğu, tam olarak eğilimleri yansıtmadığı da söylendi. Avrupa şüpheciliğinin ve yaşanan toplumsal kırılmanın sanılandan çok daha derin olduğu ortaya çıktı. Nesiller arası bir çatışmadan, kırsal ile kentli kesim arasındakine, eğitimli ile az eğitimli arasındakine uzanan bir kırılma yaşanıyor ve bu sadece Birleşik Krallık'a özgü değil.

2- Birleşik Krallık'ın AB'den çıkış süreci daha da hızlanacak, Brexit'in etkileri belirginleştikçe yaşanan toplumsal kutuplaşmanın, daha da derinleşmesi çok olası. Bu deneyim tüm ülkelere demokrasinin tarihi derinliği ne olursa olsun ülkelerinin popülizme karşı ne kadar yaralanabilir bir durumda olduğunu gösterdi. Nitelikli ve 21. yüzyıla uyumlu siyaset, demokratik sistem ve eğitim sisteminin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılmaya başladı.

3- Brexit deneyimi ile AB üyesi olmak kadar, derin bir entegrasyondan sonra AB'den çıkışın da ne kadar güç ve zorlayıcı olduğu görüldü. Bu zorlu süreç diğer AB ülkelerinde AB'den ayrılma yanlısı hareketlerin görüşlerini gözden geçirip geri adım atmasına neden olurken Birleşik Krallık'taki Avrupa şüphecilerinin daha fazla birleşmiş ve katı bir grup haline gelmelerine de neden olmuş görünüyor. Diğer AB ülkelerindeki ayrılıkçı hareketler ise AB içinde kalarak içeride ayrıştırıcı ve engelleyici roller izlemeye yöneldiler.

4- Ocak ayının sonu itibarıyla Avrupa Parlamentosu'nun Birleşik Krallık milletvekilleri görevlerinden ayrılmış olacaklar. Birleşik Krallık ise üzerine düşen katkı paylarını yıl sonuna kadar ödemeye devam edecek. AB yoluna 27 üye olarak devam edecek. AB üyesi olan bir ülkenin asla üyelikten ayrılmayı istemeyeceği varsayımı yıkılırken AB siyaset ve yönetişim sistemi için de uzun zamandır ertelenen derin reform kaçınılmaz oluyor.

5- Yaşanan bu tramva Avrupa Birliği'ni de etkileyecek. AB içinde güç dengeleri değişirken daha önce Birleşik Krallık'ın oynadığı reform talep eden, eleştirel rolü Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un oynaması dikkat çekiyor. Elbette Macron bunu Birleşik Krallık'tan farklı olarak daha birleşik bir Avrupa yönünde yapıyor ve çıkışlarıyla Avrupa Birliği'nin yeni lideri olarak Fransa'yı öne çıkarmaya çabalıyor. Bugün yaptığı konuşmada Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılması ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyeleri arasında tek AB üyesi ülke olarak Fransa'nın kalacağını vurgulaması dikkat çekti. Ancak Fransa/Almanya eksenli güç çekişmesi küçük ülkeleri rahatsız ederken büyük bir ülkenin dengeleyici unsurunun eksikliği çekiliyor. AB içinde ayrıca bölgesel eksenler (Doğu Avrupa, Kuzey Avrupa, Güney Avrupa..) giderek belirginleşiyor, merkez Avrupa'nın AB'ye fazla baskın olduğu görüşü hâkim. Önümüzdeki dönemde AB bu yükselen tansiyona yanıtlar üretemezse yeni ayrışmalar belirginleşir.

6- Batı dünyasını kasıp kavuran popülizm, aşırıcı eğilimlerin bir süre daha güç kaybetmeden devam edeceği görülüyor. Statüko karşıtı eğilim ise tüm siyasi grupları içine alan bir dalga olarak karşımızda. Bu da tüm siyasi yelpazede ciddi bir siyasi yenilenme yaşanmasını kaçınılmaz kılıyor. Bir süre yaşanacak karmaşa sonunda siyaseti ve demokrasiyi kurumlardan çıkarıp yurttaşlar ile yeniden güçlü şekilde bağlantılandıracak yeni bir katılımcı demokratik modelin ortaya çıkması muhtemel.

7- Bir referandum ile ülkelerinin kaderinin geri dönülmesi güç biçimde nasıl değişebileceğinin bir deneyimi olarak Brexit, demokrasinin çoğunlukçu değil çoğulcu bir sistem olduğunun daha fazla konuşulmasına neden oldu. Demokrasinin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçişi sağlıklı şekilde yapamaması ve birkaç yılda bir kurulan sandıklara indirgenmesi toplumun demokrasi ile kurduğu ilişkiyi zedeledi. Çoğunlukçu bir anlayışla “kazanan hepsini alır” yöntemini uygulayan iktidarlar demokrasinin çoğulcu ve katılımcı yapısını göz ardı etti. Bu da kazanan tarafta olmayan kitlelerin (bu bazen siyasi parti ya da aynı siyasi grup içinde dahi söz konusu olabilir) kendilerini dışlanmış, yok sayılmış ve öfkeli hissetmelerine neden oldu. Demokrat hareketler önümüzdeki süreçte demokrasinin çoğulcu özelliğini sisteme daha etkili yansıtmaya çalışmalılardır.

8- Teknoloji, teknoloji, teknoloji. Yapay zekâ, derin öğrenen makineler, akıllı algoritmalar, büyük veri analizi, duygusal zekâlı boot teknolojisi... Bütün bu hızlı gelişen dönüştücü teknolojiler dünyayı sarsıyor. Kimi alanlarda muazzam ilerleme ve insanlığa faydalar sağlarken kimi alanlarda ise yanlış ellerde toplumları savunmasız yakalıyor. Bunun en bilinen örneği Donald Trump'ın büyük veri ve hedefleme temelli seçim kazandıran kampanyasıydı. Elbette katkı sağlayan dış faktörler ve doğru konumlamanın etkisi büyüktü. Bu büyük dönüşüme zihinsel ve kapasite olarak hazır olmayan batının devlet sistemi ve siyasetçi sınıfı koşuya geriden katıldı ve bu uzun koşuda nefesini iyi ayarlayıp ayarlayamayacağı soru işareti. İngiltere seçimlerinde seçimi farkla kazanan Boris Johnson'ın partisi Muhafazakârlar'ın bu teknolojileri kullanan kampanyasına rakiplerinden katbekat fazla kaynak ayırdığı görülüyor. Daha fazla teknolojiyi kucaklayanlar dijital çağda daha başarılı oluyorlar. Mesele orta ve uzun vadede sadece sosyal medya kanallarında kampanyaya çok kaynak ayırmak değil. Siyasi partiler ve demokratik kurumların teknolojiyi etkili bir şekilde tüm çalışmalarınıza entegre edeceği, yurttaş odaklı bir dönüşüme hazır olmalarının  gerektiği. Gelecek teknolojiyi iyi kullananların elinde şekillenecek; iyi veya kötü..

*Demokrasi 4.0 Brüksel merkezli, demokrasinin geleceği, dönüştürücü teknolojiler, yurttaş odaklı katılımcı demokrasi modeli konuları üzerine çalışan bir düşünce ve eylem kuruluşudur.

Anahtar Kelimeler:
Demokrasi 4.0Kader Sevinç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.