Financial Times Türkiye'nin Doğu'ya dönüş ilişkisinin nedenlerini yazdı

financial times

financial times

Financial Times gazetesinin dış haberler editörü David Gardner, bugün "Ankara Doğu'ya dönerken, Brüksel yeniden angaje olmalı" adında bir yazı yayınladı

Editör Gardner; ABD, Fransa ve İngiltere'nin Suriye ve Irak'ta IŞİD'le savaşta Suriyeli Kürt milislere (YPG) güvenmesinin, NATO'nun İncirlik Hava Üssü'ne erişimini tehlikeye attığını belirtiyor.

Financial Times'ın dış haberler editörü, Suriye'de Türkiye destekli isyancıların ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyonun bazı unsurlarıyla çatıştığına, Türkiye'nin resmi haber ajansının geçen hafta olağanüstü bir adım atarak Suriye'nin kuzeyinde Kürt bölgelerindeki 10 Amerikan üssünün konumlarını ifşa ettiğine değiniyor.

'Türkiye, Rusya ve İran ile taktik bir ittifaka girdi'

"Türkiye, Batılı müttefiklerinin Kürt sorununa yaklaşımına tepki olarak Rusya ve İran ile taktik bir ittifaka girdi...Katar sorunu da, Ankara'yı, uzun süre liderliğini yapmak istediği Sünni kamptan ayırdı" diyen Gardner'ın yazısından bazı satırlar şöyle:

"Ya zaten Şii-Sünni güç mücadelesinin tükettiği bir bölgede vekalet savaşları yürüten İran ya da Suudi Arabistan, Türkiye'de bulanık suda balık avlamak isterse ne olacak?

"Batı bazen Türkiye'yi kaybetmeyi, bu ülkenin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrasya örümcek ağına çekilerek ortadan kaybolmasını kabullenmiş görünüyor. Tabii bu durumda AB'nin de özel bir sorumluluğu var. Bir zamanlar Türkiye için stratejik bir çıpa ve ve reform motoru olan AB'nin üyeleri 10 yıl önce Türkiye'nin üyeliği önünde engeller çıkarmaya başladılar ve o dönemden bu yana da bir dedikleri diğerine uymuyor...

'Avrupa ve NATO'dan kopuş hızlanıyor'

David Gardner'a göre, Nisan ayındaki anayasa referandumunu sonrası daha da güçlenen Cumhurbaşkanı Erdoğan AB ile ekonomik ilişkileri, siyasi kısıtlamalardan ve hukuki denetimden uzak bir şekilde sürdürmek istiyor. Ancak Erdoğan bu noktada hayal görüyor zira Avrupa (ve NATO)'dan kopuş hızlanıyor.

Türkiye ekonomisinin özelikle ucuz krediye bağımlılığı yüzünden hassas bir konumda olduğunu vurgulayan Gardner, Almanya ile son dönemde yaşanan gerginliği de hatırlatıyor.

AB'nin Türkiye üzerinde hala bir nebze de olsa etkisi olduğunu belirten Gardner, yazısını şöyle noktalıyor:

"İki taraf da daha soğukkanlı bir şekilde savunma ile terörle mücadele alanlarındaki işbirliğinin ve AB'nin Türkiye'nin varlıksal bir mesele olarak gördüğü Kürt Sorunu'na daha fazla müdahil olmasının ne kadar önemli olduğunu görebilir. Türkiye'nin AB üyeliği halen tartışma dışı. Ancak Brüksel, Almanya'da Eylül ayında yapılacak seçimler sonrası Türkiye ile gümrük birliğinin radikal bir şekilde geliştirilmesini zorlamalı. Bu süreçte belirlenecek kurallar, Türkiye'de hukukun üstünlüğü prensibinin yeniden tesisine yardımcı olabilir. Eğer Türkiye ile ilişki işlemsel olacaksa, yapılacak pazarlıkların da birşeye değmesi gerekir."