Öne Çıkanlar Prens Charles Hayri İnönü adaylık idlib donald trump andrey karlov karadağ türkiye maçı kaç kişi izledi Anadolu Ateşi Londra madımak meajı facebook hesabı

Bu haber kez okundu.

Gazeteciler Ve Basın Bayramı Kutlu Olsun

Bugün 24 Temmuz Basın Bayramı. Bundan tam 105 yıl önce 1908 yılında Abdülhamit’in baskıcı yönetimine ve basın sansürüne son verildiği gündür bugün. 

1908 yılında Abdülhamit’in baskılara dayanamayıp 2. Meşrutiyeti ilan ettiği gün olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak anılır. Çünkü, 24 Temmuz 1908 günü akşamı İktam Gazetesi'nin sahibi  Ahmet Cevdet ile Sabah gazetesi sahibi Mihran Efendi, gazeteyi sansüre gelen memurlara “Gazeteler hürdür, sansür yasaktır” diyerek gazetelerini sansürletmemişlerdir. İşte bu başkaldırı sansürcü ve baskıcı rejime son verip gazetelerin hür ve kendi doğruları ile çıkmasına neden olmuştur. 24 Temmuz Türk tarihine Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak yazılmıştır.

1908’den bugüne tam 105 yıl geçti. Ancak zihniyet hala aynı hiç birşey değişmedi. Basın iktidar sahiplerinin elinde. Sansür kaldığı yerden devam ediyor. Baskı ve yasaklar yine gazetecilerin elini kolunu bağlıyor. Korkusuz gazetecler ise sırf görevlerini yaptıkları için zindanlarda çürüyor.

Türkiye’de durum malum.  İnsanların Türk basına güveni kalmadı. Yanlı ve yanlış haber yapmak, gazeteci etiğine hiç uygun olmamakla beraber, çok yanlış bir hal aldı.  Ben herkesin bildiği Türkiye gerçeklerinden bahsederek ikinci baskı yapmayacağım sizlere.

İngiltere’nin başkenti Londra’da 24 Temmuz’dan bahsedeceğim. Dün 23 Temmuz akşamı Birleşik Krallık Kraliyet Ailesi’nin bebeği dünyaya geldi. Tüm basının gözü kulağı Kraliyet Bebeği (royal baby) de idi.  Atladıkları nokta ise insanların gündeminde çok daha farklı sorunların olmasıydı. İşin aslı umurlarında değildi royal bebek ama basın royal bebek için deliriyordu. Bu gösteriyor ki basın artık insanların ihtiyaçlarını gidermiyor. Sadece Türkiye’de değil. Dünyada basın yobazlaşmış,  imtiyaz sahiplerinin ellerinde ticari bir mecraya dönüşmüştür. Bende bu habere gidecektim. Tüm medya gibi benimde ilk gündemimde Kraliyet Bebeği vardı. Ancak editörümüz Vatan Öz beni Londra sokaklarına yönelterek ufkumu açtı. İngiliz halkının ve Londra'da yaşayan Türklerin ne düşündüğünü sordum. Bu yol göstericiliği için kendisine özel olarak teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu gerçekle güne uyanmak şevkimi bir nebze olsa kırsada gelecekten ümitliğim. Biz bundan tam 105 yıl önce tüm baskılara kafa tutarak basın özgürlüğünü kazanan bir milletin torunları olarak, her türlü baskıyı yeniden yenebileceğimizi düşünüyorum.

24 Temmuz Londra’sı da Türkiye basınından farklı değil. Ne yazık ki üzülerek söylüyorum yinede İngiltere’de hapse atılma korkunuz yok. Basın yozlaşsa da demokrasi hala yaşıyor Londra’da. İnsanların İfade özgürlüğü var. Gazeteler insanların seslerini duymasada, insanlar kendi seslerini duyarabiliyorlar. 

Türkiye’nin ve Tüm Gazeteci arkadaşlarımın Basın bayramını en işten dileklerimle kutluyorum. Özgür, sansürsüz, baskısız, ahlak ve etik kuralları çercevesinde gazetecilik anlayışına geri dönebileceğimiz günler diliyorum. Son olarak “Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin İstiklal”. 

Eda ÜN / Londra

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.