'İyi Parti' kurucusu Meral Akşener'den önemli açıklamalar

meral akşener yeni parti

meral akşener yeni parti

Kurucusu olduğu 'İyi Parti' için ilk kez açıklama yapan Meral Akşener, sahneye çıktığında katılımcılar tarafından sloganlarla karşılandı

Akşener'in konuşmasından satır başları: Biz referandumda çalışırken Bursa'da bir şey demiştik, 'Vallahi de olacak, billahi de olacak.' İnşallah olacak. Türkiye'nin kuruluşunda Ankara'dan başlayacak yürüyen milletim, mesele Türkiye ise geliriz diyen kahraman dava arkadaşlarım, siz kahramansınız. Tam 21 aydır mücadele ediyorsunuz, siz iradelisiniz, siz imanlısınız. Haklı insanlara Allah yardım eder, biliyorum ki bizlere de yardım edecek inşallah. Milletimiz tüm sıkıntıları milli irade ile aşmıştır, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bu toprakların ikinci defa vatan kılınmasında milli iradeyi esas almışlardır. 1940'lı yıllara gelindiğinde milli şef, 1946 seçimleriyle toplumun gerisine düşmüştü, milletimiz çok partili yolun kapısını açmıştır. Sadece 10 yıl sonra 1960 askeri darbecileri, siyaseti askıya almışlar sonra da ülke siyasetinin gidişatını planlamışlardı. Milletimiz demokrasiden sapmadan bu otoriteyi boşa çıkarmıştır. 12 Eylük 1980'de bu salonu şereflendiren pek çok kişinin yakından bildiği, acılara mal olan aileleri yıkan 12 Eylül 1980'de siyasetin birkez daha askıya alınmasına şahit oldu. 2002 seçimleri milletimizin sorunlarından çıkma arayışıdır, bu Adalet ve Kalkınma Partisi'ni iktidar taşımıştır. Başlarda başarılıydılar ama 2007'den sonra vizyonsuz bir döneme girdiler. Vizyonsuzluk yıkıcıdır. Siyasi muhalifler devlet muhaliflerinden daha değerli bulunmuştur. Bu düşmanca tavrın birebir muhatabı olduk. Ama Allah hepimize yardım etti, işte buradayız. Bütün bunların sonunda Türkiye operasyonlara açık hale gelmiştir. 2007'den sonra da o operasyonlar sergilenmeye başlamıştır. Muhalefet dahi demokratik olmaktan çıkmıştır. Devlet organizasyonundaki denge ise 2007'deki cumhurbaşkanı ile gevşemiş, 2014 yılındaki cumhurbaşkanlı ile ortadan kalkmıştır. 16 Nisan referandumu arkadaşlarımın deyimiyle kirli referandum; siyasal hayatımıza yeni bir şey eklendi; toplumsal desteği bulamazsanız YSK desteğinize koşar. Demokrasi tehdit altındadır ve iktidarın hukuku her şeyin üstündedir. Bugün 25 Ekim 2017, Türkiye üzerine yapılan araştırmalar şunu gösteriyor; Türkiye yorgundur, millet yorgundur, kamu düzeni çözülmektedir. Siyasal iklimin değişmesi dışında hiçbir yol kalmamıştır. O çıkar yol 80 milyon Türk milletidir. 'Cumhurbaşkanı olmamı istiyorlar' Ümit Hoca burada, Ali Türkşen burada, Koray Bey burada, onlar benim Cumhurbaşkanı olmamı istiyorlar. Şimdi yeni şeyler söyleme zamanıdır. Evet büyük sorunlarımız var ama Türkiye'nin büyük sorunları aşacak gücü de var. Milletimizin kararlılığı var, milletimizin siyasi bunalımları aşma tecrübesi var, milletimiz yine demokratik siyasetten sapmadan Türkiye'nin önünü açmaya karar vermiştir. 'İyilikle yenileneceğiz' Milletimiz yeni bir iktidarla, güçlü bir Türkiye ile yola devam etme niyetini açıkça belirtmektedir. Bugün burada millet adına üstlendiğimiz görevi ilan etmek için buradayız. Umutlarımız var, hayallerimiz var, zengin bir Türkiye istiyoruz. Gücümüz var. Özgür bir toplum istiyoruz, gücümüz var. Mutlu bir Türkiye istiyoruz, hakkımız var. Yeni bir siyasal hareketle Türkiye kucaklaşmasını başlatıyoruz İyilikle yenileneceğiz. Allah vatana millete hayırlı etsin. İyi adalettir, iyi umuttur, iyi bilgidir, iyi zenginliktir, o da burada var. İyi medeniyet demektir. Ve bu yolun taşlarını sadece cesurlar düşer. Cesurlar da buradadır. İyilik güneşinin aydınlığında salondaki binler 80 milyon ile kucaklaşıp Türkiye olacak. Türkiye Avrasya olacak, dünya olacak. Daha iyiye yönelecek. Bizler siyasette bir alan aramıyoruz, çağrımız bütün Türkiyeyedir. Buradan Türk demokratik hayatına katkıda bulunan bütün partilerimize teşekkür ediyoruz. 'Ranttan bilgiye döndüler' Zamanın bu kadar aktığı bir dönemde zamanın ruhunu yakalamak da mecburiyettir. İletişim teknolojisi ile dünya düzleşmiştir. İsterse bize bütün basın yayın kapanmış olsun, o mecraları açtınız yürüyorsunuz. Çoğumuzun bildiği bir sözümüz var; yol bulamıyorsan yol açacaksın. İşte açtınız yolları ve buradayız. Zenginliğin Asya ve Çin eksesine aktığını görüyoruz. 10 yıl içinde Almanya dışında bir Avrupa ülkesi G-7 içinde olmayacak. Bunun abiler duysun; ekonominin yeni efendileri ranttan bilgiye geçmişlerdir. Eğitimde reform Dünyadaki gelişmeler adeta Kapıkule'de durdurulmaktadır. Gelişimin, bilginin geçişinde yasak hemşerim denmektedir. Türkiye'nin tarihin gerisinde kalacağı yüksel sesle dillendiriyor. Asla razı olmayacağız. Türkiye'nin gelişen dünyadan kopmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Buna seyirci kalmamak için buradayız. Gelişimin peşinden koşacağız. Bununla ilgili reformları hayata geçirmek zorundayız. 40 milyonu 30 yaşın altında 55 milyon gencimiz var, 25 milyon öğrencimiz var. Çok büyük zenginlik. Ama biz bunu değerlendiremiyoruz. Evlatlarımızı yeterince bilgili yetiştiremiyoruz. TEOG'un değişeceğini akşam haberlerinden öğrenen bakan derken ne düşünüyorsunuz Meral Akşener derseniz, bakanın yerinde olmak istemezdim. Bu iktidar gidici ama çocuklar bizim çocuklarımız. Biz gençlerimizin beyinlerine sınırlar çizmeyelim, kendi çocuklarımızdan korkmayalım. Bırakalım onları düşünceleri, hayalleri olsun, tartışsınlar, üretsinler, bu Türkiye'nin yegane zenginliğidir. İYİ Parti olarak kararlıyız; eğitimde kalite artacak, bilim ve teknolojiye öncelik verilecek. Hedefimiz Türkiye'nin 7 yıl olan eğitimini 11 yıla çıkarmak, bunun kalitesini arttırmak. 'Korkak yöneticiler' Milletimizin için devletin adil olması gerekir, adalet cehaletin, korkakların düşmanıdır. Bu nedenle haktan ve liyakattan uzak yönetimler korkak yönetimledir. Özgürlük alanlarını daraltan yönetimler korkak yönetimlerdir. Milletten topladıklarıyla devlet ihtişamının ardına saklanan yöneticiler korkak yöneticilerdir. Korkak yönetimler insanlığa acıdan başka bir miras bırakmamışlardır. Adalet cesaret ister. Adalet evrenseldir. Siyasi merkezli yargı kararları düşman kurşunundan daha tehlikelidir. Bir kuruşuna bin can veririz ama adaleti sağlayamayan yargı vicdanları çürütür. Gencecik çocuklarımız AK Parti'den kağıt getirmeden iş bulamamaktadır. Yıllarca ailelerin özellikle annelerin mutfak masrafından kesip üniversiteyi bitirmiş çocuğuna, hangi puanı alırsa alsın hangi çalışmayı yaparsa yapsınlar o günlerde soruları çaldırdılar, o günlerde soruları çaldılar, bugünler de hamili yakınımdır diye bir kart gitmeden iş bulamamaktadırlar. Bu ülkenin insanları bu tabloyu hak ediyor mu? Etmiyorlar. Devletin dini adalettir sözünü çok değerli buluyoruz. Tek kişilik yarışla iyi olunmaz. Neticede devleti de körleştirir, bazı muhteremleri de körleştirir. Yanlış politikaların temel sebebi budur. Siyaset rekabetçi olmaktan çıkarsa devlet geriye düşer. Politikalar masa başında bugün olduğu gibi tepeden inme yapılır.