Mehmet Görmez emekliye ayrıldı işte veda konuşması

Mehmet Görmez

Mehmet Görmez

Dün emekliye ayrılan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez başkanlık personeliyle vedalaştı

İşte Mehmet Görmez'in yaptığı veda konuşması:

"Bugün 7 yıldır yürüttüğüm bu onurlu vazifeyi gönül huzuruyla bırakmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Görev sürem boyunca her insan gibi taksirlerim, eksiklerim olmuştur; çoktur. Bugün görevden ayrılırken, aynı gönül huzuruyla emaneti teslim etmenin onurunu ve bahtiyarlığını yaşıyorum. Üzerimde hakkı olan herkesten helallik diliyor, herkese hakkımı helal ediyorum. Elbette vazifeyi bırakırken, sorumluluğumuz, emanetimiz devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanı ne kadar sorumluluk sahibi idiysem bugün İslam ümmetinin herhangi bir ferdi olarak aynı ve derece olarak farklı bir sorumluluk taşıyorum. Sorumluluklarım itibariyle değişen hiçbir şey yok. Bugün dahi aynısıyla mükellef olduğumu biliyorum. İslam'da din adamı yoktur, herkes dininin adamıdır. Gerek ülkemizde gerek yurt dışında yürüttüğümüz çalışmalarda bir yandan doğruyu ortaya koyma gayesini güttüğümüz gibi aynı zamanda yanlışlarla mücadelemizi de sürdürdük. Başta FETÖ ve DEAŞ olmak üzere İslam dünyasında ortaya çıkan ancak İslam ile bir ilgisi asla bulunmayan zehirli, zararlı akımlara karşı durduğumuz gibi dünya barışını tehdit eden İslamofobi belasına karşı da samimiyetle mücadele etmeye çalıştık; ancak Batı idrakini istila eden İslamofobik nefreti rahmete dönüştürmek yeni Diyanet'in en büyük vazifesi olacaktır. Coğrafyamızı kuşatan ayrılıkçı din söylemleri, tekfir ve tefrik hastalığı asla Diyanet'in mihrap, minber ve kürsülerine yaklaşmamalıdır. Diyanet İşleri Teşkilatının buna asla izin vermeyeceğine olan inancım tamdır. Diyanet; daima ilmin, hikmetin ve orta yolun güçlü sesi olmaya devam edecektir. Diyanet, ehl-i sünnetten sapmadan başta Alevi vatandaşlarımız olmak üzere aynı vatanı, toprağı, havayı paylaştığımız farklı inanç mensubu kardeşlerimizi daima kucaklayarak yoluna devam edecektir. Bütün dini azınlıklar, Diyanet'in varlığını hissederek, azınlık duygusuna dahi kapılmamalıdır. Diyanet teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır; ancak tek gayesi cemiyete imanlı, ahlaklı bireyler yetiştirmek olan dini kurum ve kuruluşlar, bu tür yapılarla karıştırılmamalıdır"