Öne Çıkanlar Prens Charles Hayri İnönü adaylık idlib donald trump andrey karlov karadağ türkiye maçı kaç kişi izledi Anadolu Ateşi Londra madımak meajı facebook hesabı

Bu haber kez okundu.

'AB ÜYELİĞİ KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE BAĞLI'

AVRUPA AJANSI (AVA) Eda ÜN/ Londra-Gezi Parkı protestoarından, Türkiye'nin AB üyelik sürecini, Gazeteciler Basın Bayramı'ndan Kuzey kıbrıs Sorununa kadar geniş bir yelpazede sorularımızı yanıtlayan Fryer, Kürt sorunu çözülürse Türkiye'nin 10-15 yıl içinde AB üyesi olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutladı. Türkiye’de şu an birçok gazeteci yazar ve general hapiste. Bunun hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyim?

 Bu kesinlikle can sıkıcı bence bunun iki sebebi var: Birincisi Türk Ceza Kanunu insanları terör suçundan tutuklamayı, ceza almayı kolay kılıyor. Birçok yazar, gazeteci ve öne çıkan insan yapmadıkları suçtan tutuklanıyorlar ve acı çekiyorlar. Bunu hiçbir Avrupa ülkesinde göremezsiniz bu çok önemli bir sorun. İkinci konu ise bu sene başlayan gezi parkı protestosu ile ilgili. Gezi parkı protestosu bize güvenlik güçlerinin baskı ve kullandığı şiddeti gösterdi, ve gezi parkı protestolarını örtmek için yapılan gazetecilere, fotoğrafçılara baskıyı gösterdi. Birçok gazeteci işini kaybetme riski yaşadı. Bunlardan birtanesi de Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Baydar. Türkiye, Gazeteciler Bayramını, gezi parkı olaylarını örterek, saklayarak uluslararası bir alanda kutlamaya çalıştı. Ancak başarılı olamadı. Bu Türkiye açısından çok kötü tabi.  Avrupa Birliği üyeliği açısından da birkaç yıl geriye gitti böylelikle. AB üyesi olmak için demokratik oluşumlara izin vermeli Türkiye. Ancak Gezi parkı protestoları sonrası birçok gazeteci tutuklanmamak için sessiz kaldıklarını söylüyorlar.

“Bizim endişemiz başbakanın oteritesini kaybetmesi.”

Yaklaşık 2 ay kadar önce başlayan ve halen devam eden Gezi parkı Protestoları için ne düşünüyorsunuz?Bu protestoları Türkiye açısından değerlendirirsek, iyi bir oluşum mu kötü bir oluşum mu?

Bu çok ilginç. Çünkü Türkiye’deki iktidar partinin söylemleri ileri demokrasi mesajları içermekte ve kendilerini demokratik olarak ilan etmekteler. Türkiye’de oluşan eylemler ve protestolar, hem Türkiye açısından, hemde iktidar parti söylemleri açısından ele alındığında çok olumlu. Ancak AK parti (Adalet ve Kalkınma) hükümeti protestoları iyi karşılamadı. İlginç olan şey ise Gezi Parkı eylemlerinin ağaçların kesilmesiyle başlayıp, çok farklı bir boyut kazanması ve neredeyse Türkiye’deki bütün şehirlere yayılması. Evet bazı Marjinal gruplar da var eylem yapanların arasında ama eylemcilerin çoğu gençlerden, ailelerden ve hatta yaşlılardan oluşmakta. Bizim endişemiz başbakan Erdoğan’nın otoritesini kaybetmesi. Erdoğan ekonomik açıdan Türkiye için çok önemli ve pozitif işler gerçekleştirdi. Bugün açısından sosyal yaşantıyı değerlendirirsek demokratik oluşumları engellenemez. 10 yıllık Ak parti hükümeti gibi uzun iktidarlarda gerçeklikten kopabiliyor. Yinede Erdoğan çok güçlü bir lider. Ancak ben Akp’ye oy veren insanlardan bir çoğununda Başbakanın istediği başkanlık sistemine karşı olduklarını düşünüyorum.

Gezi Parkı eylemleri sırasında Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar ve konuşmalar pek yumuşak değildi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz.?

Erdoğan’nın söylemleri hep demokratik olduğu yönde. Gezi Parkı Eylemleri sırasında antidemokratik davrandı. Türk halkının istediklerine kulak vermeliydi. Protestolar sırasında bir çok baskı uyguladı, yasak koydu, yolları kapattı, sosyal medayaya müdahale etti. Bu durum Türkiye’deki sosyal hayat açısından çok kötü tabi.

Gezi Parkı Protestolarında polisin aşırı güç kullanıp kullanmadığını düşünüyor musunuz? 

Polis sacede güvenlikten değil ceza vermektende sorumlu olmalı. İstanbul’daki ve Ankara’daki protestolarla ilgili çok fazla video izledim. Polis eylemlerde çok fazla biber gazı kullandı. Biber gazını kullanırken direk insanların üzerine nişan alarak fırlatan polisler vardı. Bu suçtur. Suç olmalı, sadece Türkiye’de değil her yerde suç. Polisler sert olmak konusunda  emir almışlar. Yinede bu çok sert.

“Türkiye’deki ana muhalefet parti çok güçlü değil.”

Gelecek seçimlerde Erdoğan’nın yeniden seçileceğini düşünüyor musunuz?

Çok büyük bir olasılıkla yeniden kazanabilir. Çünkü Türkiye’deki ana muhalefet parti çok güçlü değil. Erdoğan şehirlerde oy kaybetmiş olabilir ama kırsal yerlerde hala çok güçlü. Kırsal kesimde yaşayan bir çok kişi Erdoğan’nın yaptığı ekonomik yöndeki pozitif çalışmalarından, dinsel yaşantılarından çok memlunlar. Erdoğan’nın kırsal kesimlerdiki destekçisi hala çok fazla.

Türkiye’deki ‘kürt sorunu’ hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu çok derin bir soru. AB ülkeleri insan hakları, kültürel, sosyal, ekonomik açıdan kendini ispat etmiş ve bu alanlarda kanıtları olan ülkeler. Türkye AB üyeliği için bu sorunu çözmeli. Bu konu hakkında çalışmalar başladı Türkiye’de. Bu konuda bir kaç adım atıldı ancak bir adım ileri gidiliyorsa iki adım geri gidilen bir döngüde şuan bu konu. Bu çok karmaşık bir mesaj veriyor tabi bize.

 

Peki Kuzey Kıbrıs Problemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Kıbrıs çok karmaşık bir problem. Annan Planı denendi ancak başarılı olunamadı. Kıbrıs problemi siyah- beyaz gibi keskin hatlarla çözülebilecek bir sorun değil. Sadece Yunan eğemenliği ya da sadece Türk egemenliği sorunu çözüme ulaştırmaz. Ortak bir anlaşma gerekir. Ancak en büyük problem Kuzey Kıbrıs’ın AB üyeliğine alınmaması. Bu çok büyük bir hata.

Türkiye 10-15 yılla AB üyesi Olur

Son olarak sizce Türkiye AB üyesi olacak mı? Bunun için bir tarih verebilir misiniz?

Umarımki girecek. Bence bu çok büyük bir olasılık 10-15 yıl içerisinde olacak.Daha öncesinde olmaz. Kesin konuşamıyoruz çünkü Avrupa Birliğinin  geleceğinin nasıl olacağını tahmin etmek zor. AB’nin dağılacağını düşünmüyorum öyle birşey sözkonusu değil.  En son Hırvatistan’nın katılımıyla şimdi AB çok daha büyüdü. Ancak şuan bütün AB ülkelerinde finansal yönden geriye doğru gidiş var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.