Avrupa Ajansı AVA Avrupalı Türklerin Sesi

AB ve İngiltere anlaştı

DÜNYA

İngiltere ve AB, Brexit için yeniden düzenlenmiş bir anlaşma üzerinde uzlaşı sağladı

Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere, yeniden düzenlenmiş Brexit anlaşması üzerinde uzlaştı. AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, sosyal medya hesabından AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'a yazdığı mektubu yayımladı. Paylaşımında "Müzakereler sonucu, yeniden düzenlenmiş İrlanda/Kuzey İrlanda'ya ilişkin Protokol ve 17 Ekim 2019 tarihli Siyasi Deklarasyona ilişkin uzlaşı sağlandı." ifadesini kullanarak, bunların AB Komisyonu tarafından onaylandığını bildirdi.

Juncker, AB Konseyine de gözden geçirilmiş Brexit anlaşmasını onaylaması çağrısında bulundu.

İngiltere Başbakanı Johnson: Kontrolü geri alacağımız yeni bir anlaşmaya vardık

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Brüksel'deki AB Liderler Zirvesi'nden önce sosyal medyadan yaptığı açıklamada, varılan anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulundu. 

"İngiltere'nin kontrolü geri alacağı yeni bir anlaşmaya vardığını" duyuran Johnson, önceki anlaşmada Brüksel'in kontrolünün devam ettiği ve AB'nin İngiltere'yi sonsuza dek kendi yasaları ve vergilerini kabul etmeye zorlayabilecek bir durumda olduğunu belirtti. 

Yeni anlaşmayla Birleşik Krallık'ın bir bütün olarak AB Gümrük Birliğinden çıkacağını ve diğer ülkelerle yeni ticaret anlaşmaları yapabileceğini kaydeden Johnson, "Antidemokratik tedbir maddesi kaldırıldı. Kuzey İrlanda halkı, tedbir maddesinin aksine kendi yasalarının sorumlusu olacak ve istemeleri durumunda özel düzenlemeye son verme hakkını ellerinde bulunduracak. Brexit'i gerçekleştirelim ve bu ülkeyi ileriye götürelim." ifadesini kullandı. 

İngiltere'nin teklifi 

İngiltere, 2 Ekim'de AB'ye yeni bir teklif sunarak daha önce reddedilen Brexit anlaşmasındaki tartışmalı tedbir maddesinin Kuzey İrlanda'nın 2025'e kadar Birlik ile özel ilişki içinde kalmasını öngören bir düzenlemeyle değiştirilmesini istemişti.

Teklifte, Kuzey İrlanda'nın 2021'e kadar devam edecek geçiş sürecinin ardından AB ile olan Gümrük Birliğinden ayrılması, ancak dört yıl boyunca tarımsal gıdalar ve endüstriyel ürünler konusunda tek pazar düzenlemelerine bağlı kalması öngörülmüştü. 

Dört yılın ardından ise Kuzey İrlanda'nın AB kurallarına uymaya devam etmeye veya İrlanda Cumhuriyeti ile arasına fiziki sınır oluşturmaya karar verebileceği belirtilmişti. 

Johnson'ın "adil ve makul taviz" şeklinde nitelediği teklife AB ilk başta olumsuz yaklaşsa da daha sonra müzakere etmeye başlamıştı. 

Tedbir maddesi ihtilafı 

İngiliz hükümeti, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile Birleşik Krallık'ın parçası olan Kuzey İrlanda arasında fiziki sınır oluşturulmasının önüne geçen maddenin ülkenin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyordu. 

Fiziki sınır oluşturulmaması durumunda Kuzey İrlanda'nın, dolayısıyla da tüm Birleşik Krallık'ın belirsiz bir süre AB ile gümrük birliği içinde kalacağı kaydediliyordu. 

AB ise söz konusu maddenin üyesi İrlanda Cumhuriyeti'nin haklarının garanti altına alınması ve 1998'te imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması'nın ihlal edilmemesi açısından gerekli olduğunu belirtiyordu. 

İngiltere ve İrlanda Cumhuriyeti hükümetleri arasında 1998'de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması, İrlanda adasında 30 yıl süren "düşük yoğunluklu savaşı" sonlandırmıştı.

AB Brexit Müzakerecisi Barnier

Avrupa Birliği (AB) Brexit Müzakerecisi Michel Barnier de Brexit anlaşmasında uzlaşı sağlanmasının ardından Brüksel'de basına açıklamalarda bulundu.

Çok yoğun müzakereler sonrasında değişiklikler üzerinde anlaşma sağlandığını kaydeden Barnier, taraflar için İngiltere'deki AB vatandaşları ve AB ülkelerindeki İngiliz vatandaşlarının her zaman öncelik konusu olduğunun altını çizdi.

Barnier, AB ve İngiltere'nin İrlanda Adası'nda barış ve istikrarı koruma konusunda kararlı olduğunu vurgulayarak, "Yeni düzenlemelere göre, İrlanda ve Kuzey İrlanda arasında fiziki sınırın engellenmesi, Ada ekonomisinin korunması ve AB tek pazarının bütünlüğünün korunması sağlanacak." diye konuştu.

AB Komisyonundan yeni anlaşma güncellemesine ilişkin yapılan açıklamaya göre, İrlanda Adası'nda fiziki sınır uygulanmasını engellemek için Kuzey İrlanda, düzenlemeler bakımından "sınırlı biçimde" AB tek pazarına bağlı kalacak.

Bu bağlamda Kuzey İrlanda; mal, tarımsal ürünler, KDV ve kamu desteklemeleri gibi çeşitli alanlarda AB müktesebatını uygulamayı sürdürecek. 

Kuzey İrlanda, İngiltere'nin gümrük bölgesine dahil olacak.

Aynı zamanda, Kuzey İrlanda'da uzun vadede AB hukukunun uygulanmasına ilişkin bir "onay mekanizması" kurulacak.

Taraflar arasında daha önce uzlaşı sağlanan siyasi deklarasyonda da değişiklik yapılacak. Bu çerçevede, AB ve İngiltere arasında gümrük vergileriyle kotaları sıfır seviyesine indirmeyi amaçlayan bir Serbest Ticaret Anlaşması yapılacak.

Tedbir maddesinden kurtulma

Anlaşmayla, AB ve İngiltere arasında uzlaşmazlık kaynağı olan tedbir maddesi kalkmış oluyor.

Tedbir maddesi, İngiltere ile AB arasında İrlanda sınırına çözüm getirecek kapsamlı bir ticaret anlaşmasına varılana kadar ülkenin bütününün Gümrük Birliği içinde kalmasını ancak Kuzey İrlanda'nın ilave bazı AB kurallarına tabi olmasını öngörüyordu.

Onay gerekiyor

Yeniden düzenlenmiş Brexit anlaşmasının yürürlüğe girmesi için AB üyesi ülkelerin, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) ve İngiliz Parlamentosu'nun onayı gerekiyor.

Brexit süreci

İngiltere, 2016'daki referandumda yüzde 48'e karşı yüzde 52 oyla AB'den ayrılma kararı almıştı.

Ancak eski Başbakan Theresa May'in AB ile vardığı anlaşma, 3 kez oylanmasına karşın parlamentoda kabul görmemiş ve Brexit, olası bir anlaşmasız ayrılığı engellemek için önce 22 Mayıs'a, daha sonra da 31 Ekim'e ertelenmişti.

Ancak Johnson, tedbir maddesinin kaldırılmaması durumunda anlaşmasız da olsa 31 Ekim'de AB'den ayrılacaklarını belirterek Brüksel'e baskı yapmıştı. 

İngiltere'de muhalefet partilerinden anlaşmaya olumsuz tepkiler

İngiltere Başbakanı Boris Johnson AB ile varılan Brexit anlaşmasını "muhteşem yeni anlaşma" diye nitelendirse de muhalefet partileri anlaşmaya onay vermeyeceklerini ilan etti.

Ana muhalefetteki İşçi Partisinin lideri Jeremy Corbyn anlaşmaya destek vermeyeceklerini belirterek, "Başbakan, kahir ekseriyetle reddedilen Theresa May'ın anlaşmasından da kötü bir anlaşma müzakere etmiş görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşmanın gıda güvenliği, çevre standartları ve işçi hakları konusunda İngiltere'yi geriye götüreceğini savunan Corbyn, "Bu anlaşma ülkeyi bir araya getirmeyecek ve reddedilmelidir." ifadesini kullandı.

Anlaşmanın Kuzey İrlanda ile İngiltere arasında gümrük sınırı da getireceğini belirten Corbyn, "Brexit sorununu halletmenin en iyi yolu halka yeni bir referandumla son sözü bırakmaktır." diye konuştu.

"Brexit'i durdurmak için geç değil"

Liberal Demokrat Parti lideri Jo Swinson da Brexit'i durdurmak için hala geç olmadığını dile getirerek, "Boris Johnson'ın anlaşması ekonomimiz, kamu hizmetlerimiz ve çevre koşullarımız için kötü olacak. Önümüzdeki birkaç gün gelecek nesiller için ülkeye yeni bir istikamet verecek ve ben de Brexit'i durdurmak için her zamankinden daha kararlıyım." diye konuştu.

Swinson anlaşma parlamentoya geldiğinde, Brexit'i yeniden halk oyuna sunmak için her yolu deneyeceklerini sözlerine ekledi.

Kuzey İrlanda ve İskoçya'dan itiraz

İktidara dışarından destek veren Kuzey İrlanda’nın İngiltere ile birlik yanlısı Demokratik Birlik Partisi (DUP) de anlaşmaya karşı olduğunu duyurdu.

Partiden yapılan yazılı açıklamada, "Hükümetle görüşme halinde olduk. Mevcut haliyle gümrük ve onay konusundaki düzenlemeleri destekleyemeyiz." ifadesi kullanıldı.

DUP, bununla birlikte hükümetle görüşmeyi sürdüreceklerini ve İngiltere'nin ekonomik ve anayasal bütünlüğünü koruyacak bir anlaşmaya varılması için çalışacaklarını kaydetti.

İngiltere'de 2014'te yapılan bağımsızlık referandumuyla ayrılma girişiminde bulunan İskoçya da Brexit anlaşmasına itiraz etti.

İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi (SNP) lideri Nicola Sturgeon, yeni Brexit anlaşmasının İskoçya'ya "adaletsizlik" anlamına geldiğini bildirdi.

İskoç halkının Brexit referandumunda ülkenin AB üyesi kalması yönünde oy verdiğini hatırlatan Sturgeon, "SNP milletvekilleri Brexit'in hiçbir şekline destek vermeyecek." dedi.

İskoçya, Brexit anlaşmasında Kuzey İrlanda'ya tanınan ayrıcalıklara itiraz etmemekle birlikte kendisinin kendi iradesi dışında AB'den çıkarılmasına karşı çıkıyor. 

Brexit’in gerçekleşmesi halinde, İskoçya'nın İngiltere’den bağımsızlığı için yeni bir referanduma gidilmesi bekleniyor.

İngiltere'nin AB'den anlaşmasız ayrılmasını savunan Brexit Partisi lideri Nigel Farage da yeni anlaşmanın parlamentoda reddedilmesi çağrısında bulundu.

Oylama cumartesi

Yeni Brexit anlaşmasının İngiliz parlamentosunda cumartesi günü oylanması bekleniyor. Parlamento böylece son 37 yılda ilk kez hafta sonu toplanmış olacak. 

Johnson hükümetinin 650 sandalyeli Avam Kamarasında son aylarda yaşanan ihraçlar ve istifalarla milletvekili sayısı 278'e kadar geriledi. 

Johnson’ın anlaşmayı geçirmek için gereken basit çoğunluğa ulaşması için bağımsız milletvekillerinin yanı sıra ya DUP’un Avam Kamarasındaki 10 milletvekilinin ya da muhalefet partilerinin bazı milletvekillerinin de desteğini alması gerekecek.

İngiltere ile AB arasında bugün varılan anlaşmada, eski Başbakan Theresa May’in anlaşmasının Avam Kamarasında 3 kez reddedilmesine yol açan "tedbir maddesi" kaldırılmış görünüyor.

AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere’nin parçası Kuzey İrlanda arasında Brexit’in ardından fiziki sınır girmemesini temin için tasarlanan "tedbir maddesi", İngiltere ile arasında kapsamlı bir ticaret anlaşması sağlanana dek ülkenin bütününün gümrük birliği içinde kalmasını öngörüyordu.

Başını DUP’un çektiği muhalifler, İngiltere'ye bu düzenlemeden tek yanlı çıkma hakkı olmayan İngiltere'yi AB ile sonu gelmez müzakerelerde mahsur bırakacağını ileri sürüyordu.

Macron yeni Brexit anlaşmasından memnun

Brüksel'deki AB Liderler Zirvesi'nden önce açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yeniden düzenlenmiş Brexit anlaşmasının üzerinde uzlaşı sağlanmasının AB ve İngiltere açısından olumlu göründüğünü ve bundan sonraki adımların atılması gerektiğini belirtti. 

Macron, "Bu durumda müzakerelerin olumlu sonuçlanmasından ancak memnuniyet duyabiliriz ama makul düzeyde temkinli olunmalı." ifadesini kullandı. 

Merkel: Bu iyi haber

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Brüksel'de AB Lider Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, İngiliz hükümeti ile AB Komisyonu arasında Brexit konusunda yeni uzlaşı sağlanmasının "günün haberi" olduğunu belirtti. 

Alman hükümeti olarak anlaşmayı şu an incelediklerini, içeriğinin büyük bölümünü bildiklerini ifade eden Merkel, "Bundan dolayı bunun iyi bir haber olduğunu söylüyorum." dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.