Avrupa Ajansı AVA Avrupalı Türklerin Sesi

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Rumların gayesi, Pile'nin tamamen bir Rum köyü olması

GÜNDEMDEKİLER

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rumların Pile'nin tamamen bir Rum köyü olması gayesinde olduklarını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Tatar, KKTC tarafından Birleşmiş Milletler (BM) kontrolündeki Yeşil Hat üzerinde bulunan karma köy Pile'ye yönelik başlatılan yol yapımı çalışmalarında yaşanan gerginliği değerlendirdi.BM'nin, Rumların tesirinde kalarak sergilediği tavrın üzücü olduğunu anlatan Tatar, şunları kaydetti:"Rumların gayesi, Pile'nin tamamen bir Rum köyü olması. Amaç ve gayeleri bu. Pile'deki Türklere yaşamı zorlaştırarak onları Lefkoşa'ya Gazimağusa'ya göç ettirmek. Pile'deki Türklere devletin onları unuttuğu izlenimi vermek. Pile'yi Türklerden arındırmak. Baktığımızda Pile'den Rum yönetimi kontrolündeki Larnaka'ya ara bölgeden yollar geçmiş. Ara bölgede inşaat faaliyetleri yapılarak üniversite kurulmuş. Bunlar nasıl oluyor? Mutabakat sağlanmadan orada bir takım gelişmeler oluyor. O tarafa gelince bir şey yok ama bize gelince böyle bir tavır!"Tatar, Pile'yi KKTC'nin Beyarmudu kasabasına bağlayan mevcut yoldan ulaşımın, normalde 10 dakika sürdüğünü ancak gümrük işlemleri ve yoğunluktan dolayı bu sürenin 1 saate çıktığını vurgulayarak, Pile'den KKTC'ye gelmek isteyen acil hastaların dahi gümrük kapısında zaman kaybettiklerini ve bu nedenle Pile-Yiğitler Yolu Projesi'nin uygulamaya geçirildiğini kaydetti.KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Pile'de yaşayan Kıbrıs Türklerinden "bizi unuttunuz" şeklinde devamlı serzeniş aldıklarını aktararak, "Bu yolun yapımı, kendi vatandaşlarımıza hizmet götürebilmek için 25 yıl diplomatik yollardan mücadele verdik. BM 25 yıldır bizi oyaladı. 'Yok New York'a, yok İngilizlere soracağız' bahaneleri ile beklettiler. Bizleri oyalayarak işi uyutma yoluna gittiler. Bizlerin unutacağını zannettiler." diye konuştu.


BM Barış Gücü askerleri ile KKTC polisi arasında 18 Ağustos'ta yaşanan olayları hiç arzu etmediklerini fakat BM askerlerinin bölgede KKTC toprağı olan alanı Yeşil Hat'ta dahil gibi göstermeye çalıştığını anlatan Tatar, "Burada bir otorite vardır. Bu otoritenin polisi ve askeri vardır. KKTC'nin toprağını Yeşil Hat'tın içinde göstermelerine müsaade edemeyiz." ifadelerini kullandı.Yiğitler'den Pile'ye yol yapımını eninde sonunda tamamlayacaklarına dikkat çeken Tatar, sorunun diplomatik yollardan çözülmesini temenni ettiklerini sözlerine ekledi.



Erdoğan: “Garantör devlet olarak Ada'daki emrivakilere ve hukuksuzluklara rıza göstermeyeceğiz"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, garantör bir devlet olarak Ada'daki emrivakilere ve hukuksuzluklara rıza göstermeyeceklerini belirtti.Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.Türkiye'nin bölgesel ve küresel krizlerde kimi zaman arabulucu, kimi zaman kolaylaştırıcı roller üstlendiğine işaret eden Erdoğan, şunları dile getirdi:"Gerilim ve macera peşinde koşmadan çıkarlarımızı korumanın, dünya barışına katkı sunmanın derdindeyiz. Hep söylediğimiz gibi bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde, petrolünde, altınında, yeraltı ve yerüstü kaynağında gözümüz yok. Binlerce yıllık tarihinde sömürgecilik lekesi olmayan bir milletiz. Nasıl bir başkasının hakkına el uzatmıyorsak ülkemizin ve milletimizin ve kardeşlerimizin hakkının yenilmesine de seyirci kalmıyoruz.Geçen cuma günü BM Barış Gücü askerlerinin KKTC'nin egemenlik alanındaki topraklara yönelik fiziki müdahalesi bizim açımızdan asla kabul edilebilir bir durum değildir. Pile köyünde yaşayan Kıbrıs Türkü'nün kendi vatan topraklarına ulaşımını engellemek ne hukukidir ne insanidir. Barış Gücü, gerek köylülere yönelik fiziki müdahalesi gerekse müdahale sonrası yaptığı talihsiz açıklamalarla tarafsızlığına gölge düşürmüş, zaten yaralı olan itibarını daha da zedelemiştir. Uluslararası hukukla bağdaşmayan bu tavırlar sebebiyle bölgede gerilim maalesef yeniden tırmanmıştır. Komşularımızla ilişkilerimizi karşılıklı olarak güçlendirmeye ve aramızdaki pürüzleri gidermeye çalıştığımız bir dönemde yapılan bu müdahaleyi kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. BM Barış Gücü'nden beklenen, istikrarı bozucu davranışlar yerine isminin hakkını vererek Ada'daki tüm tarafların insani ihtiyaçlarının çözümüne katkı sunmasıdır.
Garantör bir devlet olarak ara bölge başta olmak üzere Ada'daki emrivakilere ve hukuksuzluklara rıza göstermeyeceğimiz bilinmelidir. Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi, Rum kesiminin hak hukuk tanımaz, sürekli tek taraflı taleplerini dayatan uzlaşmaz tavrıyla baş başa bırakmayacağız. Hayata geçirdiğimiz ve geçirmekte olduğumuz devasa projelerle KKTC'nin uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını temin edeceğiz."

Erdoğan, bu doğrultuda attıkları önemli adımlar arasında 2015'te devreye alınan su temin projesiyle, 20 Temmuz'da hizmete açtıkları Ercan Havalimanı'nın yeni terminal binası ve pistinin sayılabileceğini söyledi.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın KKTC'ye geçen sene kasım ayında Semerkant'ta anayasal ismiyle kucak açtığına, bunu Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi gözlemci üyeliğinin izlediğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"KKTC'de temsilcilikler açmaya hazırlanan ülkeler var. Bu arada Avrupa Birliği'nin bu gelişmelerle ilgili yaptığı açıklama çok ama çok talihsiz. Zira açıklamayı yapan komiser Bürgenstock'ta bulunan halef selef oldukları zat ile irtibata geçerse tavsiye ederim, iyi olur. Mücadelemiz KKTC'nin eşit egemenliği ve eşit uluslararası statüsü tüm dünya tarafından teyit edilene kadar sürecektir. Aynı şekilde güney sınırlarımızda hayata geçirilmeye çalışılan oldu bittilere karşı da tavizsiz duruşumuzdan geri adım atmayacağız. Türkiye'nin tüm haklı itirazlarına rağmen terör örgütleriyle işbirliklerinden vazgeçmeyen sözde müttefiklerimize bu kararlılığımızı kabul ettirene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Ülkemizin meşru güvenlik kaygılarıyla tarihi ve insani ilişkileri temelinde yürüttüğümüz harekatlarımıza her fırsatta yenilerini ekleyerek sınırlarımızın her karışını güvenli hale getireceğiz."



Ertuğruloğlu: "Bu yol mutlaka yapılacaktır”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Pile-Yiğitler yol yapım çalışmalarının durdurulmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Bakan Ertuğruloğlu, bu yönde çıkan haberlerin gerçekleri yansıtmadığını ifade ederek, “bu yol mutlaka yapılacaktır” dedi.
BM yetkililerinin KKTC makamlarıyla temaslarının sürdüğüne de işaret eden Ertuğruloğlu, dün sabah BM Özel Temsilcisi Colin Stewart ile görüştüklerini açıkladı.


Dışişleri Bakanlığı, Pile – Yiğitler yoluna ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yayınladığı basın açıklamasına sert tepki gösterdi

Dışişleri Bakanlığı, Pile –Yiğitler yoluna ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yayınladığı basın açıklamasına sert tepki gösterdi.
Bakanlığın yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi;


“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Pile köyünde yaşayan vatandaşlarımızın KKTC topraklarına ve Pile’deki arazilerine ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla, tamamen insani amaçlar gözetilerek yapımına başlanan Pile – Yiğitler yolu hakkında talihsiz bir açıklama yayınlamıştır. Pile – Yiğitler yolu projesinin 25 yılı aşkın bir geçmişi bulunmaktadır. Bu süre zarfında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkilileri her zaman yapıcı bir tutum sergileyerek, ilgili kesimlere işbirliği çağrılarında bulunmuştur. Pile’de yaşayan vatandaşlarımızın günlük hayatlarını kolaylaştırıcı adımlar atılması yönündeki çağrılarımıza ve taleplerimize kayıtsız kalan başta Birleşmiş Milletler olmak üzere ilgili kesimlerin şimdi bu yol çalışmasını eleştirmeleri oldukça manidardır. Birleşmiş Milletler Barış Gücü (BMBG) ve bazı ülkelerin konuya dair açıklamalarında olduğu gibi, BM Güvenlik Konseyi açıklamasında da yaşanan durum çarpıtılmaktadır. BM Barış Gücü’nün adadaki başlıca görevi sükûneti sağlamaktır. Oysa ki, 18 Ağustos 2023 tarihinde meydana gelen gerginlikte, BMBG, asker ve araçları marifetiyle tamamen insani gerekçelerle geliştirilen, askeri bir amaç gütmeyen bir projeyi engellemeye çalışmış ve tahrik edici bir tutum sergilemiştir.
BM Barışı Koruma ilkeleri incelendiği zaman tarafların rızasını almak ve tarafsızlık gibi unsurların ön plana çıktığı açıkça görülebilmektedir. BMBG, Kıbrıs Türk tarafının rızasına başvurmadığı halde, iyi niyetli yaklaşımımız sayesinde ülkemizdeki mevcudiyetini ve faaliyetlerini sürdürebilmektedir. Bütçesinin nerdeyse yarısı GKRY ve Yunanistan tarafından karşılanan BMBG’nin adadaki taraflara tarafsızlık ilkesi çerçevesinde bir tutum sergilemekten ne kadar uzak olduğu ve adada yalnızca bir tarafın sözcülüğü görevini üstlendiği, yaşanan bu olay neticesinde bir kez daha göz önüne serilmiştir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.