Avrupa Ajansı (AVA) Özel Analiz - Savaş İngiltere'den binlerce kilometre uzakta… ama İngiltere’de market raflarına, faturalara ve bizim mutfaklara çoktan ulaştı. Orta Doğu’da İran–ABD–İsrail hattında tırmanan gerilim, İngiltere ekonomisinde özellikle enflasyon, enerji maliyetleri ve gıda fiyatları üzerinden güçlü bir baskı oluşturdu. Uzmanlara göre bu etki kısa vadeli bir şok değil, aylar sürebilecek yapısal bir fiyat artışı dalgası anlamına geliyor.
Aylar boyunca sürebilecek
İngiltere merkezli servet yönetim şirketi Killik & Co, çatışmanın ekonomik etkilerinin haftalar içinde bitmeyeceğini, hatta aylar boyunca sürebileceğini belirtiyor. Aynı değerlendirmelerde, ateşkes sağlansa bile fiyatların geri gelmesinin beklenmediği vurgulanıyor.
En sert darbe ise gıda enflasyonunda görülüyor. Savaş öncesinde İngiltere’de yıl sonu gıda enflasyonu beklentisi %3,2 seviyesindeyken, son analizlerde bu oran dramatik biçimde yükseldi. Yeni tahminlere göre çatışma kısa sürede sona erse bile yıl sonu gıda enflasyonu %9–10 bandına çıkabilir. Bu, önceki tahminlerin yaklaşık üç katı anlamına geliyor.
Dr. Liliana Danila: “Riskin temel nedeni enerji tarafındaki kırılganlık”
İngiltere Gıda ve İçecek Federasyonu Ekonomi Şefi Dr. Liliana Danila’ya göre riskin temel nedeni enerji tarafındaki kırılganlık:
“Körfez’deki enerji altyapısının onarımı bir yıla kadar sürebilir. Bu süreç gübre, kimyasal, ambalaj ve lojistik maliyetlerini yukarı çeker.”
Bu tablo, İngiltere ekonomisinde üç ana baskıyı öne çıkarıyor:
- Enerji fiyatları: Petrol ve gazda artış, hane halkı faturalarını yukarı çekiyor
- Enflasyon: Gıda ve temel tüketim ürünlerinde kalıcı fiyat artışı riski
- Büyüme: Artan maliyetler nedeniyle ekonomik büyümede yavaşlama beklentisi
Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji akışına yönelik riskler, küresel tedarik zincirini de kırılgan hale getiriyor. Bu nedenle İngiltere’de sadece market fiyatları değil, üretimden ulaşıma kadar birçok sektör maliyet baskısı altında kalıyor. Ekonomistler, mevcut durumda İngiltere’nin “yüksek maliyetli büyüme” dönemine girdiğini ve halkın alım gücünün özellikle düşük ve orta gelir gruplarında daha fazla baskı altında olduğunu belirtiyor.
Öte yandan İngiltere ekonomisi Şubat ayında, son iki yılı aşkın sürenin en güçlü aylık büyümesini kaydetti. Resmi verilere göre ekonomi beklenenden hızlı şekilde %0,5 büyüdü. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), daha önce Ocak ayı için “sıfır büyüme” açıklamışken, yeni revizyonla bu ay için büyümeyi %0,1 olarak güncelledi. Böylece yılın başındaki tablo da yukarı yönlü revize edilmiş oldu.
Ancak bu veriler, 28 Şubat’ta başlayan ABD–İsrail–İran savaşı öncesi dönemi kapsıyor. Uzmanlara göre bu savaş, ciddi bir enerji şokuna yol açtı ve uzaması halinde küresel resesyon riskini artırabilir.
Bu hafta Uluslararası Para Fonu (IMF), İngiltere’nin büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti. IMF, İngiltere ekonomisinin bu yıl %0,8 büyümesini bekliyor. Bu oran, Ocak ayında savaş başlamadan önce açıklanan %1,3’lük tahminin belirgin şekilde altında.
IMF, bu düşüşün temel nedeninin savaş etkisi olduğunu belirtti. Rapora göre artık daha az faiz indirimi bekleniyor ve yüksek enerji fiyatlarının etkisinin gelecek yıla kadar sürmesi öngörülüyor.
Ekonomistlerin büyük bölümü Şubat ayında büyümenin yalnızca %0,1 olacağını tahmin ediyordu. Deutsche Bank ekonomisti Sanjay Raja ise gerçekleşen %0,5’lik artışın beklentileri “aştığını”, ancak bu ivmenin kalıcı olmayabileceğini ifade etti.
Aylık %0,5’lik büyüme, ekonominin en son Ocak 2024’te yine %0,5 büyüdüğü dönemden beri görülen en güçlü artışolarak kayıtlara geçti.
