Öne Çıkanlar Londra Dumlupınar Yeni Malatyaspor Londra TTFF Başkanı Serdar Sarı Doğan Medya yüksek ölüm EPFR Global İngilterede Geleneksel Türk Sanatları Metin Yıldız Londra Yasin Yardım ve Metin Yılmaz İngiltere Türk Toplumu Futbol Federasyon karması Midland Otel

Bu haber kez okundu.

Başbakan Davutoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu bir araya gelecek

Görüşmeye AK Parti heyetinden Lütfü Elvan, Ömer Çelik ve Naci Bostancı. CHP heyetinden ise; Bülent Tezcan, Engin Altay ve Haluk Koç katılacak.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Sırbistan'ın başkenti Belgrad'a yaptığı ziyareti takip ettik. Öncelikle Davutoğlu'nun ziyaretinin; hem zamanlaması hem de iki güne yayılması nedeniyle tüm Balkanlar'da büyük dikkatle izlendiğini söylemekte fayda var. Rusya'nın hinterlandı olarak görülen bir ülkeye yapılan ziyaret haliyle bu yönüyle de dikkat çekiyor. Başbakan, Belgrad'da ziyaretinin bu boyutunu "Zaten önemliydi Türkiye-Sırbistan ilişkileri ama Rusya'yla yaşadığımız son gelişmelerden sonra daha da önem kazandı.

Çünkü Rusya Balkanlar'da Türkiye'yi rahatsız edebilecek ve kendileri için müttefik adlettikleri ülkelere dönük bir çaba içinde. Türkiye-Sırbistan ilişkileri iyiyse Balkanlar'da bir meltem rüzgârı esiyor. Kötüyse hani ‘Balkanlar'dan gelen soğuk rüzgâr' denilen rüzgâr esmeye başlıyor. Türkiye'ye yakın olan gruplar ile Sırbistan'a yakın olan gruplar arasında birden bir gerilim doğuyor. Bu da Balkanlar'daki genel havayı etkiliyor" sözleriyle özetliyor.

Neyse ki bizim de yerinde gördüğümüz kadarıyla Sırbistan-Türkiye ilişkileri "gayet iyi" denebilecek düzeyde seyrediyor. Gazetecilerle görüşme sırasında konu kaçınılmaz bir şekilde iç gündeme geliyor ve Başbakan suallerimize şu cevapları veriyor:

Sayın Kılıçdaroğlu ile yapacağınız görüşmeden umutlu musunuz?

Bu ziyaretleri düşünürken birkaç şeyi hedefledik. Birincisi yeni bir döneme başlıyoruz; bir diyalog başlatmak. Nasıl biz Başbakan olduktan sonra Azerbaycan'a gidiyoruz... Bir geleneği oluşturmak.

Gündem olarak ne var diye sorduğunuzda; yeni Anayasa, ardından ikinci olarak üzerinde durmayı arzu ettiğimiz husus iç tüzük, Meclis'i daha iyi çalıştırabilmek için... Üçüncüsü reformlar. Bizim açıkladığımız reform paketleri var, bunlarla kanaatlerini almak ve süratle çıkmasını sağlamak, çünkü herkesin kabul ettiği reformlar bunların çoğu. Bu üç konu üzerine odaklanacağız. Bir de kalıcı bir bütçeye kavuşulması için yardımcı olmalarını rica edeceğim.

Esas itibarıyla bu dört konu, tabi merkezinde yeni Anayasa hususu var. Niye yeni bir Anayasa ihtiyacı içindeyiz, çünkü 12 Eylül Anayasası toplumun bütününü kuşatan bir Anayasa olarak yazılmadı. Mümkün olan en geniş tabanda bu Anayasa'yı oluşturma ihtiyacı var. Onun için de önce muhalefet liderleri sonra da sivil toplumla sürekli temas halinde olacağım. Yani bu, bir seferde gidip ‘Biz Anayasa'yla ilgili şunu düşünüyoruz, bunu kabul eder misiniz etmezseniz ne olacak?' falan gibi bir tartışma değil.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP...

Yani interaktif bir süreç başlatmak istiyorsunuz?

Bir şeyi konuşacağım Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile. Yeni Anayasa konusunda onlar için en uygun yöntem nedir? Çünkü usulde anlaşamazsak; sonra ‘Sen şununla gelme, ben şunu söylemeyeyim' gibi başlarsak bunlar doğru değil. Herhalde ne Kılıçdaroğlu'nun ne Bahçeli'nin itirazı yoktur. HDP'yi de zikretmek isterdim ama malum sebeplerle görüşmeyeceğiz.

12 Eylül Anayasası'nın tümden değişmesi gerektiği konusunda kimsenin bir itirazı yok. Görünüşte... Gerçekten herkes değişmesini istiyor mu? Bu ayrı bir soru. Hem 12 Eylül darbesinden şikâyet edip hem 12 Eylül Anayasası'na sığınmak doğru değil. Bu sebeple yöntemi istişare etmeyi düşünüyorum. Sonra da muhtevayla ilgili hususlar... Son birkaç gün uzlaşma komisyonunda yapılan tartışmaların metinlerini okudum. Ciddi bir külliyat var okumaya devam ediyorum. Bu sürece katkıda bulunan arkadaşları cumartesi gecesi topladım, ilerleyen saatlere kadar onları dinledim. Yani ezberden herhangi bir çalışma yapmadan gitmiyoruz.

ANAYASA'NIN RUHU

Bir meselenin ruhu, bir de formu vardır, Anayasa'larda da böyle. Şöyle bir formülü doğru görmüyorum; ‘12 Eylül Anayasası'nın ruhu yaşasın, formunu değiştirelim.' Şimdiye kadar çok revizyon yapıldı, revizyonist yöntemleri oldum olası benimsememişimdir. Yani şekli bazı şeyleri değiştirelim 1-2 maddeyi, bugünkü krizleri aşalım veya şöyle yapalım gibi. Ruhu o kadar bozuk ki 12 Eylül Anayasası'nın olmuyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.