AVRUPA AJANSI (AVA) MANCHESTER- İngiltere’de yaşayan gurbetçi M. N. Korkut, Ramazan bayramı için gittiği memleketinde beklemediği bir olayla karşılaştı. Mardin’de selden kaçmaya çalışırken aldığı 90 bin TL’lik trafik cezasını şimdi mahkemeye taşıyor. 21 Mart günü Nusaybin-Şırnak yolunda aniden bastıran şiddetli yağmur, kısa sürede sele dönüştü. Yol kapandı, araçlar ilerleyemez hale geldi. Korkut ve diğer sürücüler yaklaşık iki saat boyunca yolda mahsur kaldı.
Jandarma anonsu ve yolun sel suları ile kaplanma anı videosu
Jandarma ve polis ekipleri devreye girdi
İddiaya göre o sırada bölgede görevli jandarma ve polis ekipleri devreye girdi. Sürücülere yolu boşaltmaları ve geri dönmeleri yönünde talimat verildi. Bunun üzerine araçlar, güvenlik güçlerinin yönlendirmesiyle ters istikametten ilerleyerek bölgeden uzaklaşmaya başladı.
“ters yönde araç kullanmak”
Ancak Korkut’un anlattığına göre, tam da bu sırada başka bir trafik ekibi tarafından kendisine “ters yönde araç kullanmak” gerekçesiyle ceza kesildi.
“Orada kalıp sele kapılmayı mı bekleseydik?” diye soran Korkut, yaşananları anlamakta zorlandığını söylüyor. Ona göre bu durum, sahadaki Jandarma ve polis ekipleri arasında yaşanan bir koordinasyon eksikliğinin sonucu.
Korkut: “Memlekete bayram için geldim, mahkeme süreciyle dönüyorum”
Gurbetçi olarak her yıl Türkiye’ye geldiğini belirten Korkut, bu kez dönüşünün farklı bir gündemle olduğunu ifade ediyor. “Memlekete bayram için geldim, mahkeme süreciyle dönüyorum” diyor.
Hazırladığı itiraz dilekçesinde, güvenlik güçlerinin talimatına uyarak hareket ettiğini vurgulayan Korkut, yaşananların hukuken “zorunluluk hali” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Yetkililerden konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmazken, Korkut’un açacağı dava süreci merakla bekleniyor. Gurbetçi vatandaş ise tek bir şey istediğini söylüyor: “Hakkım neyse, onun verilmesi.” Korkut, yaşanan durumu “kurumlar arası koordinasyon eksikliği” olarak değerlendirirken, idarenin kendi işleyişinden kaynaklanan bir hatanın vatandaşa yüklenemeyeceğini savundu. Süreci yalnızca hukuki haklarını aramak amacıyla başlattığını vurgulayan Korkut, “Sadece hakkımın hukuk çerçevesinde değerlendirilmesini istiyorum. Duyarlı hâkimlerin bu cezayı iptal edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Suyun içinde kalıp sele kapılsaydık daha mı iyiydi?”
Korkut, “Suyun içinde kalıp sele kapılsaydık daha mı iyiydi?” sözleriyle yaşanan duruma tepki gösterirken, olay anına ait görüntülerin de dava dosyasına delil olarak sunulacağı öğrenildi. Öte yandan cezanın, araç sahibi olan ve Mardin Nusaybin’e kayıtlı Y. Düz adına kesildiği belirtildi. Korkut, idari para cezasına yasal süresi içinde itiraz ettiklerini açıkladı.

Nasıl oldu?
21 Mart 2026 tarihinde saat 14.10 sıralarında Mardin’in Nusaybin-Şırnak güzergâhında (D400 Karayolu, 30. kilometre, Nezirhan tesisleri mevkii) meydana geldiği öğrenildi. Yoğun yağış sonucu oluşan sel nedeniyle dört şeritli, refüjle ayrılmış yol tamamen trafiğe kapanırken, araçların sürüklenme riski oluştu ve can güvenliği ciddi şekilde tehlikeye girdi. İddiaya göre sürücüler yaklaşık iki saat boyunca yolda bekletildi. Bu süreçte bölgede görev yapan jandarma ve polis ekipleri trafiği keserek araçları geri yönlendirdi. Sürücüler, güvenlik güçlerinin talimatıyla ters istikamette ilerleyerek alternatif güzergâhlara yönlendirildi. Ancak olay sırasında görevli başka bir trafik memurunun, bu yönlendirmeden haberdar olmadan sürücüye ceza kestiği öne sürüldü.

İtiraz Dilekçesi
Hazırlanan itiraz dilekçesinde dikkat çekici hukuki gerekçelere yer verildi. Dilekçede, güvenlik güçlerinin talimatına uyulmasının Türk Ceza Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında “emrin yerine getirilmesi” olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca TCK’nın 25. maddesi uyarınca, kişinin kendisini hayati tehlikeden kurtarmaya yönelik eylemlerinin “zorunluluk hali” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na da atıf yapılan başvuruda, trafik kurallarının temel amacının can ve mal güvenliğini sağlamak olduğu, afet gibi olağanüstü durumlarda kolluk kuvvetlerinin yönlendirmelerinin esas alınması gerektiği belirtildi.



