Öne Çıkanlar son haber İngiltere kuaförler pazarda domates acun ılıcalı Doğu Avrupa Şampiyonası Boşanma davaları CHP İngiltere Kazim Gul Ata Vizyon Sağlık maç ne zaman Çaylı Sohbet

Bu haber kez okundu.

IŞİD militanları Irak'ın su kaynaklarının peşinde

İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin Nazi Almanyası'nın barajlarını bombalamasından, Saddam Hüseyin'in Irak'ın güneyinde yaşayan ve kendisine muhalefet eden halkı susuz bırakarak cezalandırmasına kadar, su tarih boyunca birçok çatışmada önemli rol oynadı. Ama herhangi bir devlete bağlı olmayan bir grubun su kaynakları üzerinde kurduğu bu kontrol büyük endişeye yol açtı. Haziran ayında Dicle Nehri üzerindeki Musul barajının IŞİD'in eline geçtiği haberi Beyaz Saray'ı derhal alarma geçirmişti.
IŞİD militanları Amerikan saldırılarına rağmen her iki barajı da tehdit ediyor. Militanlar barajların kontrolünü ele geçirerek bölgede bir ülke olabilmek adına savaşıyor. Irak için tarım ve elektrik üretimi açısından kritik önem taşıyan baraj İŞİD militanlarının kontrolü altında. Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde bulunan barajlar dahil olmak üzere Irak'ta en az 4 barajın kontrolünü ele geçiren IŞİD bölgede ciddi bir su sıkıntısı yaşanmasına neden oluyor.  IŞİD, Irak'taki kaynakların kontrolünü ele geçirerek bölgede hakimiyet kurmaya çalışıyor.
Irak güçlerinin Musul barajını tekrar ele geçirdiği 18 Ağustos'ta Başkan Obama, "Eğer baraj yıkılsaydı meydana gelebilecek bir sel binlerce kişinin hayatını ve Bağdat'taki büyükelçiliğimizi tehlikeye atardı. Bu da hepimiz için bir felaket olurdu" demişti. Fırat ve Dicle arasında bulunan ve birçok medeniyete yurt olmuş bu topraklar Irak tarımı için hayati önem taşıyor. Bu su, bölgede yaşayan halka içme suyu olarak verildiği gibi elektrik üretimi için de kullanılıyor. Birleşmiş Milletler'e göre, son yıllarda yaşanan yağmur azlığı, aşırı su kullanımı ve diğer faktörler nedeniyle nehirlerin su seviyesinde düşüş yaşanıyor. Fırat suyunda 2025'e kadar %50'ye yakın azalma bekleniyor. O zamana kadar Irak her yıl 33 milyar kübik metre su sıkıntısı çekebilir.

IŞİD sularu keserek yaşamı zorlaştırıyor
Brooking Enstitüsü Ortadoğu uzmanı Kenneth Pollack'a göre, ülkede su sıkıntısı var ve bunun da ekonomiye etkileri büyük. Bu yüzden birkaç yıldır siyasi sorunlar da yaşanıyor. IŞİD'in yapabileceği herhangi bir su sabotajının Irak'ta kapatılması zor yaralar açabilir. Sünni IŞİD militanları, Şiiler'i dinsizlikle suçluyor. Militanlar ayrıca Irak'taki Şiiler'in, Sünni halkı ezen devleti desteklediği suçlamasında da bulunuyor. Nisan ayında, IŞİD militanları Anbar bölgesindeki Felluce barajının kontrolunu ele geçirmiş ve barajın kapılarını kapatmıştı. IŞİD bunu Şiiler'in çoğunlukta bulundukları bölgelere giden suyu kesmek amacıyla yapmıştı. Ancak, barajın diğer tarafında biriken su da barajın yakınındaki evler, okullar ve tarlaların suyla dolmasına neden olmuştu. Su baskını 40 binden fazla kişiyi etkilemiş ve birçok insanı daha zor şartlara yaşamaya zorlamıştı. İŞİD ardından Bağdat'ın kuzeyindeki Sudur barajının suyunu keserek Şiiler'in çoğunlukta olduğu Diyala bölgesindeki Balad Ruz'u susuz bıraktı. Iraklı bir haber ajansına konuşan kent valisine göre, militanlar baraj yoluna patlayıcılar yerleştirip devleti kamyonlarla halka su dağıtmak zorunda bıraktı.

Sadece susuz bırakmıyor, köyleri sular altında kalması için çabalıyorlar
Başka bir bölge yöneticisi, militanların Şirvan bölgesinde dokuzdan fazla köyü su akışını değiştirerek su altında bıraktığını ve böylece de ilerleyen Irak güvenlik güçlerini yavaşlattıklarını söyledi. Bölge yönetimi lideri, IŞİD militanlarını sırf Irak güçlerini durdurmak için 60'dan fazla evle 200 hektar tarım alanını su altında bırakmakla suçladı. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Tarım ve Su İşleri Bakanı Abdül Mecit Satar'a göre, Iraklı Kürtler, IŞİD militanlarıyla aynı zamanda su kaynakları için de savaşıyor. Satar IŞİD'in bu kaynakları ele geçirmesi durumunda Irak'ın birçok yerini tehdit edebileceğini söylüyor.
IŞİD, Irak'ın ikinci büyük barajı olan Musul barajını Haziran ayında ele geçirmiş ve iki ay içinde de Kuzey Irak'ın içlerine doğru ilerlemişti. İŞİD'in o zamandan beri eline geçirdiği yerlerin çoğu Amerika'nın da yardımıyla Kürt milisler tarafından tekrar kontrol altına alındı. Ancak, IŞİD buralardan ayrılırken su ve enerji bölgeleri üzerindeki kontrolunu kullanarak Musul'u susuz ve elektriksiz bıraktı. Kuzey Iraklı Mesut Şakir Muhammet, IŞİD'in elinden geri alınan köylerine döndükleri zaman ne su ne de elektrik olmadığı için tekrar ayrılmak zorunda kaldıklarını söyledi. "Geri çekildikleri halde yine de güçlüler" diyen Muhammet, "Sadece toprak ele geçirmiyorlar, geri dönen insanların yaşamlarını da kontrollerinde tutuyorlar" diye konuşuyor. Bir telefon görüşmesinde, Musul su işlerinde uzun süre görev yapan bir memur, "Biz her zaman bu köylere su verirdik, ama maalesef şimdi veremiyoruz" diye konuştu. Adının Salih olduğunu söyleyen memura göre IŞİD su kaynaklarını bir silah olarak kullanıyor. Gwen yakınlarındaki başka bir köyde ise IŞİD başka bir politika izliyor. Tarım açısından aktif bir bölge olan Talkaneim'da IŞİD militanları bölgeden çekilirken su çıkarmak için kullanılan motorların elektriğini kesmişler. Ardından köy yetkililerine eğer yeterince ödeme yapılırsa elektriğin tekrar verileceğini söylemişler.

IŞİD devlet olma yolunda
İbrahim İsmayil Resul, IŞİD militanlarının elektriğin tekrar açılması için kendilerinden 3.500 dolar değerinde olan 4 milyon dinar istediklerini söylüyor. Rasul IŞİD'in bir devlet gibi hareket ettiğini de anlatıyor. Resul, "Su olmazsa hiçkimse evine dönemez çünkü hem kendilerine hem de çiftlik hayvanlarına bakamazlar" diyor. Resul ayrıca, bu yüzden Kürt yetkililerden elektrik ve suları açılsın diye para vermesini istediklerini ancak hükümetin bunu reddettiğini belirtti. Hükümet IŞİD'le temas yapmak istemediğini bildirdi. Resul, elektrik ve su için IŞİD'e para vermenin yanlış olmadığını savunuyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.